Anlamak İçin En Az 2 Kere Bakmanız Gereken 15 Fotoğraf

Annemle babam tartışıyor. Tartışma esnasında annemin kafası o kadar çok karışıyor ki, kendisini aldatmakla suçladığı babama "O çocuklar benden mi?" diyor! Zaten tartışma o anda bitiyor, gülmekten tabii.İş yerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: "Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!"

Kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti. Ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: ''Gördün mü bizim müşterileri... Hey maşallah!'' dedi.

Arkadaşımla kafede otururken yan masadan kalkan hiç tanımadığım çocuk bizim masaya yöneliyor. Bir koluyla sandalyeme, diğer koluyla masaya abanıp kulağıma eğiliyor ve şöyle diyor: "Parmakların uzun; en az bir enstrüman çalıyorsun. Dişlerin temiz; sigara içmiyorsun. Yüzün güleç; öyle her şeyi dert etmiyorsun. Ve kalbin dolu, iki saattir yüzüme bile bakmıyorsun.

Haftasonu babasıyla gezmek için süslenmeyi abartan oğluma "Oğlum çapkınlık mı yapacaksınız?" diye sordum. Oğlum tüm sempatikliğiyle cevap verdi; "Evet anne, babam da bakıyor kızlara ben de. Ama senin kadar güzelini görmedik!"

Hamile olan sevgili sarışın kuzenim, gebelikle ilgili okuduğun;Bebekler zekalarının %80'ini anneden alıyorlar." makalesinden sonra panikle bana dönüp; "Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?" diye sorduğunda sana; "Üzülme öyle bile olsa senin kaybedeceğin bir şey yok!" diyemedim ya! Lanet olsun içimdeki insan sevgisine

Otobüse bindim, her yer dolu, arkaya doğru ilerledim, bir koltuktan tutundum, ayakta duruyorum. Hemen önümde oturan, 20'li yaşlara yaklaşmakta olduğunu tahmin ettiğim genç "Oturmaz mısınız?" dedi, hani kalkayım da oturun anlamında, "Gerek yok, teşekkür ederim, böyle iyi." dedim. Kalktı ve Buyrun, oturun." dedi, "Teşekkürler, iyi böyle."dedim, "Huysuzluk etme, otur dedik, otur işte!" dedi, ne yapayım,oturdum ben de.

Yolda yürürken güneş gözlüklü, kulaklıklı bit tipin bana baktığını fark ettim. Tam yanından geçerken "Gözlük var diye baktığını fark etmediğimi mi sanıyorsun?" dedim. Gülerek "Kulaklık var diye duymadığımı mı sanıyorsun?" dedi. Herkes hazır cevap olmuş canım...

Duştayım. Birden elektrikler kesiliyor. Hemen kapıyı açıp anneme bağırıyorum. "Anneee, konuş benimle; korkuyorum!" Annem başlıyor
konuşmaya. "Bu gece de rüyamda dedeni gördüm. Mezarının başına gitmişim, 'Baba ben geldim; kalk!' diyorum; o da mezardan çıkıyor; başlıyoruz konuşmaya..." Ben korkudan ağlamaya başlıyorum; annem gülmekten çatlıyor.

Nişantaşı-Kadıköy dolmuşu için bekliyoruz. Bir taksi geliyor dolmuş yerine. Ön koltuğa oturan kadın her normal insan gibi emniyet kemerini takıyor. Ancak şoför amcamız emniyet kemerinin iyice ortaya çıkardığı dekolteye bakmaktan yola bakamadığı için bir müddet düşünüyor ve içini çekerek kadına sesleniyor. "Abla, çıkar emniyet kemerini, böylesi daha emniyetli hepimiz için."

New york'da küçük bir çocuğu azgın bir köpeğin dişlerinden kurtaran ve hayvanı boğan iri yarı delikanlının yanına koşan gazete muhabiri sormuş: Kahraman Amerikalı çocuğun hayatını kurtardı, diye yazabilir miyim? Ben Amerikalı değil Pakistanlıyım, demiş adam... Ertesi gün New York Times'da manşet: Köktendinci Müslüman, Central Park'ta bir köpeği boğdu. FBI olayın El Kaide bağlantısını araştırıyor...." 

Köylünün biri gittiği şehirde merkebini çaldırır. Araştırırlar ama bulamazlar.  Bunun üzerine köylü; Hayvanı her kim çalmışsa, getirip teslim ettiği takdirde ikram edeceğini, getirmediği takdirde bir zamanlar babasının yaptığının aynısını yapacağını tellal yoluyla ilan ettirir.Hırsız ilanı işitince korkar ve getirir merkebi teslim eder. Daha sonra babasının yaptığı muamelenin ne olduğunu sorar. Köylü der ki:Bir zamanlar babam da eşeğini çaldırmıştı. Ele geçiremeyince semerini omzuna vurduğu gibi köye dönmüştü. Sen merkebimi getirmeseydin ben de öyle yapacaktım.

Bir gün bir bilim adamı yıl başı nedeniyle hastaneleri gezip akıllanan delileri salmaya karar vermiş. Bir sürü hastaneyi gezmiş fakat hiç akıllandığına kanaat getirilen deliye rastlamamış. En sonunda bir hastaneye gitmiş birde bakmış ki bütün deliler zıplıyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormuş: Bunlar neden böyle zıplıyorlar?" Bunlar kendilerini mısır patlağı zannediyorlar." demiş. Birde bakmışlar ki bir tanesi zıplamadan yatağın üzerinde sabit bir şekilde duruyormuş. Hemen ona yaklaşarak sormuş. Sen neden zıplamıyorsun?" Ben tavaya yapıştım... 

Beyaz Dede, 95 yaşına gelmiş... Rahatsız... Hissediyor ölüm döşeğinde olduğunu...Çağıgın bütün ailemi... Oğullağımı, kızlağımı, torunlağımı.... Onlalaga bi siğ veğeceğim...Benim için çok önemli biğ sığ... Bu,sığla mezağa gitmek istemem..."(Rrr harfini söyleyemezmiş!..)Bütün aile, çoluk, çocuk, torun toplanıyorlar yatağın etrafına... Hepsi Beyaz'a doğru eğiliyor. İhtiyar adamın artık fısıltı haline gelen konuşmasını duyabilmek için...Unutmayın... Bu çok gizli sığ" diyor Beyaz... Tüm nefesler kesiliyor odada... Sinek uçsa duyulacak...Çok güzel çocuklağ" diyor Beyaz.... "İşte benim hayat boyu sakladığım sığğım..." Son bir nefes daha alıyor... Dudakları kıpırdıyor :Rrrrrrrrrrrrrrrrr!......"

Karımla alışveriş merkezinde dolaşırken birden önümüzden inanılmaz güzel bir kadın geçti. Nasıl oldu ben de anlamadım ama ilk defa bir kadına bu derece kilitlendim. Bu durumun farkında olan karımın şu sözleri ile kendime geldim. "Bakma faslın bittiyse kavgaya geçeceğim!

Ablam evlenmeden önce saatlerce odamıza kapanır, sigara ve kahve ikilisieşliğinde sırlarımızı dökerdik. Böyle anlardan birinde, kısık sesle Müzik açalım mı? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir." dedim. Yan odadan gelen ve hala hatırladığımızda bizi kahkahalara boğan ses: "Ne dinleyecem sizi beee!"

Misafir Avatar
İsim
Email
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.