Ah Kadınlar Ah....

Ah Kadınlar Ah....

Kadın eşine sorar:
“Ben ölürsem ne kadar sürede evlenirsin?”
Eşi: “Toprağın kuruduğu zaman” der…
Ve kadın 2 sene sonra ölür…

Ah Kadınlar Ah....

Eşi her mezarına ziyarete geldiğinde toprağı ıslak görür ve üzgün geri döner..
Ve aylar sonra bir gün mezarlığa giderken kayınçosunu görür ne yaptığını sorar…
Oda: “Ablamın toprağını suladım, ordan geliyorum; kurumasın, ölmeden önce vasiyet” etti der….. Adam güler ve der:
“Ah kadınlar… Kadınlar… Öteki dünyadan bile bu dünyayı yönetirler!”

Ah Kadınlar Ah....

Bir yazarın herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüş, anlayış ve düşüncelerini kanıtlama gereği duymadan hoş bir üslupla yazdığı, kısa fikir yazılarına “fıkra” denir.

Ah Kadınlar Ah....

Fıkranın özellikleri şunlardır:
Köşe yazısı olan fıkralarda yazar, gündelik olayları özel bir görüşle, güzel bir üslupla, hiç kanıtlama gereği duymadan her gün kaleme alır.
Düşünceleri hiçbir kalıba bağlı kalmadan serbestçe ortaya koyar.

Ah Kadınlar Ah....

Ele aldığı konu üzerinde bir kamuoyu oluşturmayı amaçlar.
Gazetelerin bazı sayfalarında, belli köşelerde, genel bir başlıkla, çoğunlukla da her gün yazılan fıkralarda konu kısaca incelenir, ancak mutlaka bir sonuca varılır.
Daha çok iğneleyici, alaycı bir dille, bazen eleştiri bazen de sohbet tarzında yazılır.
Fıkralarda okuyucuyla sohbet ediliyormuş havası hâkimdir. Anlatım senli benlidir.

Ah Kadınlar Ah....

Cümleler kısa ve anlaşılır niteliktedir.
Konular günceldir ve anlatılanların kalıcılık niteliği yoktur.
Olaylar kişisel bir bakış açısıyla işlenir.
Kısa, etkili ve dokunaklı bir sonuca varılır. Amaç, okuyucuyu etkilemektir.
Düşünceler tekrarlanmaz. Bu yüzden fıkralar öz ve yoğun bir anlatıma sahiptir.
Amaç, okuyucuya bazı günlük sorunları tanıtmak, bu sorunlar hakkında düşünceleri, derinliğe inmeden kanıtlamaya kalkmadan söylemektir.

Ah Kadınlar Ah....

Fıkra türü yazılar Türk edebiyatına Tanzimat döneminde Batı dan geçmiştir. 1908’den sonra bu yazı türü Türk edebiyatında görülmeye başlanmıştır. Özellikle Ahmet Rasim fıkralarıyla tanınmıştır. Daha sonra Ahmet Haşim, Hüseyin Cahit Yalçın, Falih Rıfkı Atay, Refik Halit Karay, Bedii Faik, Orhan Seyfi Orhon, Refii Cevat Ulunay, Metin Toker, Peyami Safa, Burhan Felek, Ahmet Kabaklı, Aziz Nesin, Çetin Altan, Ahmet Kabaklı, İlhan Selçuk, Sabri Esat Siyavuşgil de fıkralarıyla öne çıkmıştır.

Ah Kadınlar Ah....

Sohbette, fıkradan farklı olarak, karşılıklı konuşma üslûbu vardır. Yazar karşısında biri varmış gibi sorular sorar, cevaplar verir. Fıkralarda yazar serbest bir anlatımla düşüncelerini okuyucuya benimsetmeye çalışır. Sohbetlerin dışa dönük bir yapısının olması da onun fıkradan ayrılan yönlerinden bir diğeridir.

Ah Kadınlar Ah....

Makale-Fıkra Farkı
Makalelerde ispat esastır. Mutlaka bir sonuca varılır. Ciddî, bilimsel bir dil kullanılır. Oysa fıkralar daha serbest ve mizahî öğeler de içeren yazılardır. Yazar ilgi çekici konulardaki düşüncelerini tarafsız olma kaygısı gütmeden açıklar. 

Ah Kadınlar Ah....

Makaledeki gibi bir ispat (kanıtlama) zorunluluğu fıkrada yoktur.

Misafir Avatar
İsim
Email
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.