61 YAŞINDAKİ KADIN, DEĞİŞİM PROGRAMINA KATILDI; AİLESİ BİLE TANIYAMADI! YOK BÖYLE BİR DEĞİŞİM! GÖRÜNCE AİLESİNE HAK VERECEKSİNİZ...

Önemli olan neyi, ne zaman, ne miktarda tüketeceğinizi bilerek; yeterli, dengeli, doğru ve bilinçli beslenmektir. Araştırmalar güneş ışığından yeterince korunan, doğru besinlerle ihtiyaç duyduğu destekler zamanında karşılanan ciltlerin ileri yaşlarda bile gergin, parlak, nemli ve canlı görünümünü koruyabileceğini gösteriyor. Eğer cilt yaşlanmasının görünen işaretlerinin yüzde 85'ine neden olan bronzlaşma çabanızda aşırıya kaçmamışsanız cilt dostu 'akıllı besinleri' düzenli olarak tüketip, bol bol sağlıklı, temiz su içerek ve cildinizi etkin besin destekleriyle yeterince takviye ederek onu uzun süre genç tutabilirsiniz.

Gençlik döneminizde cildinizin hücre yenileme kapasitesi yüksek ve hızlıdır. Neredeyse 28-30 günde bir cildiniz ölü ve yaşlı hücrelerini atar, yeni üretilmiş cilt hücreleri cilt katmanlarınıza yerleşiverir. Bu düzenli ve şaşmaz yenilenme kapasitesi siz yaşlandıkça yavaş yavaş azalacaktır. Güneş banyosu, kirli hava, kullandığınız pek çok ilacın toksik etkileri, sigara, stres, fazlaca kafein ve şeker tüketimi ile yetersiz beslenme gibi faktörler cilt hücrelerinizin yenilenme sürecini azaltıp bozmaktadır.

Ayrıca daha 30'lu yaşlara geldiğinizde cildinizin kollajen üretimi azalmaya, cilt elastikiyetini yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştır bile. 40'lı yaşlara geldiğinizde ince kırışıklıklar, kurumalar ve solukluk fark edilmeye başlar. Yaşlılık lekeleri boynunuzda, ellerinizin sırt kısmında, 'ben buradayım' işaretini vermeye hazırdır. 50'li yaşlarda özellikle güneşi fazlaca seviyorsanız yaşlanma lekelerinizin sayıları ve büyüklükleri artacak, cildiniz daha ince, kuru ve kırışmaya hazır bir hale gelecektir. Bütün bunları azaltmak için yapabileceğiniz pek çok şey var.

Daha az kalori tüketerek, yağlı besinleri daha az yiyerek ve temel bazı prensiplere özen göstererek cilt yaşlanmanızı yavaşlatabilirsiniz. İşte yapacaklarınızın kısa bir özeti: Protein ve karbonhidrat ihtiyacınızı az yağlı olanlardan sağlamalısınız. Toplam kalori tüketimini sınırlamalı ve güne dengeli bir şekilde yaymalısınız. Mutlaka kahvaltı yapmalı, öğün atlamamalı, ara öğünlerde flavanoid, karetonoid ve antioksidan zengini sebze ve meyvelere ağırlık vermelisiniz.

Yemeklerinize mümkün olduğu kadar az yağ ilave etmeli, zeytinyağına öncelik tanımalısınız. İkinci tercihiniz yine bir bitkisel yağ olan kanola yağı olmalıdır. Doymuş hayvansal yağları azaltmalısınız. Bunun en kolay yolu süt ve süt ürünlerini yarım yağlı ve yağsız seçmektir. Trans yağ asitlerinden yana zengin unlu, şekerli, tatlı barlardan, gofretlerden, şekerlemelerden, kurabiye ve keklerden uzak kalmalısınız.

Serbest radikal üretimi fazla olan barbekü gıdalardan ve kızartmalardan uzak durmanızda yarar var. Besin seçimlerinizi yaparken antioksidan kapasitesi yüksek olanlara öncelik tanımalısınız. Serbest radikal savaşçısı antioksidanlarla cilt hücrelerinizin hızla paslanıp erken yaşlanmasını önemli ölçüde azaltabilirsiniz.Organik besinlere ağırlık vermeye çalışın. Hiç olmazsa içinde mikrop öldürücü antibiyotikleri, hormonal atıkları, renk, koku ve tat verici kimyasalları barındırmayan yiyeceklere öncelik verin.

Temel yağ asitlerinden zengin, vitamin ve mineral deposu kabuklu kuru yemişlerden faydalanın. Ceviz güçlü ve güvenilir bir omega-3 kaynağıdır. Badem ve fındık cildiniz için yararlı pek çok besin unsuruna sahip yağlı tohumlardır. Her üçünün de 100 gramlarının yaklaşık 600 kalori ihtiva ettiğini unutmayarak bu doğal mucizelerden yararlanabilirsiniz. Ayçiçeği çekirdeği güvenilir bir E vitamini ve omega-6 temel yağ asidi kaynağıdır. Salatalarınıza ilave edeceğiniz 8-10 adet ayçiçeği tohumu içi ve 2 çay kaşığı kadar öğütülmüş keten tohumu cildinizin ihtiyacı olan omega-3 ve omega-6 yağ asitlerini dengeli ve etkili şekilde almanızın ucuz ve güvenli bir yoludur.

Domates olağanüstü güçlü bir likopen deposudur. Günde 1-3 miligram civarında olan likopen ihtiyacınızı her gün sadece bir orta boy domates ya da 4-5 adet kurutulmuş domates veya 1 yemek kaşığı domates salçası ile fazlasıyla karşılayabilirsiniz. Taze domatesteki likopenden daha fazla faydalanmak istiyorsanız domatesi bir süre hafif ateşte pişirmeyi ve üzerine birkaç damla zeytinyağı ilave etmeyi unutmamalısınız. Kurutulmuş domatesi yemeklerinizde ve salatalarınızda bol bol kullanabilirsiniz.

Serbest radikal savaşçıları antioksidan zengini besinleri daha fazla tüketerek cildinizi genç ve canlı tutabilirsiniz: Avokado, biberler, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kavun, yer elması, ıspanak ve lahana, portakal, domates, çilek, brüksel lahanası, brokoli, karnabahar, turp, beyaz ve kara lahana, şeker pancarı.

Bir çay bardağı kadar taze ve temiz keten tohumunu hafifçe kavurun. İyice soğuduktan sonra kahve değirmeni veya blender’da öğütün. Daha sonra koyu renkli kavanozlarda, karanlık ve kuytu bir yerde saklayın. Öğütülmüş keten tohumunu bir çay kaşığı ile başlayıp yavaş yavaş 1/4 fincana kadar arttırarak kullanabilirsiniz. Keten tohumu bol suyla doğrudan içilebileceği gibi salatalara ilave edilebilir, yoğurt veya bal ile karıştırılabilir.

Misafir Avatar
İsim
Email
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.